Allah'ın İsimleri: Azim
İçindekiler
- Sizi yaratan Allah’ı ne kadar tanıyorsunuz?
- Adl
- Afüvv
- Ahir
- Ahkam-ül hakimin
- Alim
- Aliyy
- Asim
- Azim
- Aziz
- Bais
- Rakıb
- Rauf
- Rezzak
- Samed
- Sadık
- Saik
- Sani
- Selam
- Semi
- Şafi
- Baki
- Şefi
- Şarih
- Şehid
- Şekür
- Tevvab
- Vahid
- Varis
- Vasi
- Vedud
- Vehhab
- Bari
- Vekil
- Veli
- Zülcelal-i ve’l ikram
- Zahir
- Basir
- Basıt
- Batın
- Bedi
- Berr
- Cami
- Cebbar
- Da’i
- Dafiğ
- Darr
- Erhamurrahimin
- Evvel
- Falik
- Fasıl
- Fatır
- Fettah
- Gaffar
- Ganiyy
- Habir
- Hadi
- Hafıd
- Hafız
- Hakem
- Hakim
- Hakk
- Halık
- Halim
- Hamid
- Hasib
- Hayy
- Kabıd
- Kabil
- Kadi
- Kadim
- Kadir
- Kafi
- Kahhar
- Kaim
- Karib
- Kasim
- Kavi
- Kebir
- Kerim
- Kuddüs
- Latif
- Makir
- Malik-i yevmid-din
- Malik-ül mülk
- Mecid
- Melca
- Melik
- Metin
- Mevla
- Muahhir/mukaddim
- Muazzib
- Muhit
- Mubki / mudhik
- Muveffi
- Muhsi
- Muhsin
- Muhyi
- Mukallib
- Mukmil
- Muktedir
- Muntakim
- Musavvir
- Mübeşşir
- Mübeyyin
- Müdebbir
- Müm’in
- Mucib
- Müheymin
- Müteali
- Mütekebbir
- Musevva
- Müstean
- Mutahhir
- Müyessir
- Müzekki
- Müzeyyin
- Müzil
- Muğni
- Nasır
- Nur
- Rabbil alemin
- Rafi
- Rahman-rahim

Pek azametli, büyük olan Göklerde ve yerde olanlar O’nundur. O, Yücedir, büyüktür.
Allah’ın büyüklüğü ve azameti kuşkusuz bir insanın kavrama sınırının çok üstündedir. Fakat insan yine de kendi aklının sınırları dahilinde Allah’ın ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu görebilir, anlayabilir. Zira tüm kainat Allah’ın büyüklüğünü gösteren sayısız örnekle doludur. İnsanın yalnızca içinde yaşadığı dünyayı biraz incelemesi dahi, herşeyi yaratan Allah’ın azametini hissettirecektir.
Tonlarca ağırlıkta bulutları taşıyan gökyüzü, binlerce metre yükseğe uzanan dağlar, içlerinde milyonlarca çeşit canlının bulunduğu denizler, çakan şimşek ve onun ardından gelen gök gürültüsü ve Allah’a boyun eğmiş milyarlarca canlı... Bunlar ve burada sayılamayan sayısız detay Allah’ın büyüklüğünün açık delillerindendir.
Bir de dünyanın biraz dışına çıkıp düşünelim. Şöyle bir örnek, kainatı yaratan sonsuz azamet sahibi Rabbimiz’i biraz daha derin kavramamıza yardımcı olacaktır:
Evren adını verdiğimiz sınırsız bir mekan içinde yaşıyoruz. Bugün bilim adamlarının ulaşabildikleri bilgi seviyesine göre bu evren, içinde milyarlarca galaksiyi barındırıyor. Peki bu galaksilerin içinde neler var? Yine bilimin bize bildirdiği, her galaksi içinde milyarlarca yıldız bulunduğu. Biz de içinde milyarlarca yıldız içeren milyarlarca galaksiden birinin içinde, Dünya ismi verilen ve saatte 1670 km. hızla hiç durmadan dönen bir gezegen üzerinde yaşıyoruz. Ve kuşkusuz bu rakamlarla düşünüldüğünde, kainat içindeki varlığımızın, bir toz zerreciğinin dünya içindeki varlığı ile dahi kıyaslanamayacak derecede olduğu anlaşılacaktır. İşte insan, samimi olarak düşündüğünde dahi milyarlarca galaksiyi yaratan ve tümünü kontrolü altında tutan Rabbimiz’in azametini fark edebilir. Rabbimiz tüm kainatı yaratan, milyarlarca yıldızı barındıran, milyarlarca galaksinin tümünü kontrolü altında tutan büyük bir gücün sahibidir. Allah, üstün sıfatlarını bir ayette şöyle haber vermektedir: Allah... O’ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir. O’nu kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbirşeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O’na güç gelmez. O, pek Yücedir, O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir. Sizden sözü saklı tutan da, onu açığa vuran da, geceleyin gizlenen de ve gündüzün ortaklıkta gezen de (O’nun Katında bilme bakımından) birdir. O’nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah’ın emriyle gözetip-korumaktadırlar. Gerçekten Allah, kendi nefis (öz)lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip-bozmaz. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O’ndan başka bir veli yoktur. O size şimşeği korku ve umut olarak gösteren, (yağmur yüklü) ağırlaşmış bulutları (inşa edip) ortaya çıkarandır. (Ra’d Suresi, 9-12)