Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

Allah'ın İsimleri: Hadi

İçindekiler
  1. Sizi yaratan Allah’ı ne kadar tanıyorsunuz?
  2. Adl
  3. Afüvv
  4. Ahir
  5. Ahkam-ül hakimin
  6. Alim
  7. Aliyy
  8. Asim
  9. Azim
  10. Aziz
  11. Bais
  12. Rakıb
  13. Rauf
  14. Rezzak
  15. Samed
  16. Sadık
  17. Saik
  18. Sani
  19. Selam
  20. Semi
  21. Şafi
  22. Baki
  23. Şefi
  24. Şarih
  25. Şehid
  26. Şekür
  27. Tevvab
  28. Vahid
  29. Varis
  30. Vasi
  31. Vedud
  32. Vehhab
  33. Bari
  34. Vekil
  35. Veli
  36. Zülcelal-i ve’l ikram
  37. Zahir
  38. Basir
  39. Basıt
  40. Batın
  41. Bedi
  42. Berr
  43. Cami
  44. Cebbar
  45. Da’i
  46. Dafiğ
  47. Darr
  48. Erhamurrahimin
  49. Evvel
  50. Falik
  51. Fasıl
  52. Fatır
  53. Fettah
  54. Gaffar
  55. Ganiyy
  56. Habir
  57. Hadi
  58. Hafıd
  59. Hafız
  60. Hakem
  61. Hakim
  62. Hakk
  63. Halık
  64. Halim
  65. Hamid
  66. Hasib
  67. Hayy
  68. Kabıd
  69. Kabil
  70. Kadi
  71. Kadim
  72. Kadir
  73. Kafi
  74. Kahhar
  75. Kaim
  76. Karib
  77. Kasim
  78. Kavi
  79. Kebir
  80. Kerim
  81. Kuddüs
  82. Latif
  83. Makir
  84. Malik-i yevmid-din
  85. Malik-ül mülk
  86. Mecid
  87. Melca
  88. Melik
  89. Metin
  90. Mevla
  91. Muahhir/mukaddim
  92. Muazzib
  93. Muhit
  94. Mubki / mudhik
  95. Muveffi
  96. Muhsi
  97. Muhsin
  98. Muhyi
  99. Mukallib
  100. Mukmil
  101. Muktedir
  102. Muntakim
  103. Musavvir
  104. Mübeşşir
  105. Mübeyyin
  106. Müdebbir
  107. Müm’in
  108. Mucib
  109. Müheymin
  110. Müteali
  111. Mütekebbir
  112. Musevva
  113. Müstean
  114. Mutahhir
  115. Müyessir
  116. Müzekki
  117. Müzeyyin
  118. Müzil
  119. Muğni
  120. Nasır
  121. Nur
  122. Rabbil alemin
  123. Rafi
  124. Rahman-rahim

Hidayet lütfeden, doğru yola ulaştıran (Bir de) Kendilerine ilim verilenlerin, bunun (Kur’an’ın) hiç tartışmasız Rablerinden olan bir gerçek olduğunu bilmeleri için; böylelikle ona iman etsinler ve kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın. Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola yöneltir.

Hac Suresi, 54

Yeryüzünde iki tür insan vardır: Allah’ın gücünü bilip takdir edenler ve Allah’ın gücünü tanımayıp dolayısıyla takdir edemeyenler. İkinci gruptaki insanlar sıradan bir hayat yaşar ve ölürler. Yaşamları süresince ne için yaşadıklarını, onları kimin var ettiğini, kendilerini yaratan Allah’a karşı herhangi bir sorumlulukları olup olmadığını veya kendileriyle birlikte tüm evreni yoktan var Rabbimiz’in sonsuz gücünü düşünmek istemezler. Onların akıllarını meşgul eden konular genellikle nasıl bir eğitim görecekleri, iş yerinde iyi bir mevkiye gelmek için ne yapmaları gerektiği, çocuklarını nasıl yetiştirecekleri gibi günlük hayatla ilgili konulardır. Elbette ki bunların tümü doğal isteklerdir ve düşünülmesi de gerekir ancak üç-beş on yıl yaşayıp tükettikleri hayatları çevrelerindeki çoğu insan gibi bu konuları kendilerine amaç edinerek geçer; bu arada dünyada ve tüm evrende var olan sayısız mucizeleri göremezler. Üstelik görseler de üzerinde düşünmek istemezler.

Birinci grup olarak bahsettiğimiz, Allah’ın varlığının delillerini ve mutlak gücünü tanıyıp takdir eden insanlar ise bunun tam tersi bir hayat yaşarlar. Vicdanları güçlü olduğu için çevrelerini hayranlıkla gözlemler, gördükleri detayları yaratanın Rabbimiz olduğunu bilirler. Bu nedenle evrenin Yaratıcısı, üstün güç sahibi Allah’a karşı sorumluluklarının da bilincindedirler. Hayatlarını Allah’ın hoşnutluğunu kazanacakları işler yaparak, O’nun tavsiye ettiği bir yaşamı sürerek ve en önemlisi de öldükten sonra O’na hesap vereceklerini bilerek geçirirler.

İşte bu birinci grup, Allah’ın hidayet verdiği kişilerdir. Dünya üzerindeki sayıları her zaman çok az olmuştur ama doğru olan yol onlarınkidir. Allah, hidayete ulaşmış olanlarla inkar edenler arasındaki farkı ayetlerinde şöyle haber verir:

Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar. İşte bunlar, Rablerinden olan bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler bunlardır. Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar. Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır.

Bakara Suresi, 4-7

Kuşkusuz bu insanlardan olabilmek, Allah’tan verilen çok büyük bir nimettir. Çünkü O’nun dilemesi dışında hidayet verebilecek, doğru yola iletebilecek hiç kimse yoktur:

Gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir; O, hidayete erecek olanları daha iyi bilendir.

Kasas Suresi, 56

Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.

İşte bunlar, Rablerinden olan bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler bunlardır.

Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar.

Bakara Suresi, 3-6