Kalem
Meal: Ali Bulaç
Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun. 68:1
Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin. 68:2
Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. 68:3
Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. 68:4
Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler. 68:5
Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını.' 68:6
Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir. 68:7
Şu halde yalanlayanlara itaat etme. 68:8
Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı. 68:9
Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık, 68:10
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan), 68:11
Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar, 68:12
Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik; 68:13
Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye, 68:14
Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen. 68:15
Yakında Biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız. 68:16
Gerçek şu ki, Biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik. Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi. 68:17
(Bu konuda) Hiçbir istisna yapmıyorlardı. 68:18
Fakat onlar, uyuyorlarken, Rabbin tarafından dolaşıp-gelen bir bela' onun üstünü sarıp-kuşatıverdi. 68:19
Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup-kapkara kesildi. 68:20
Nihayet sabah vakti birbirlerine seslendiler. 68:21
"Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın." 68:22
Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp-gittiler: 68:23
"Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın." 68:24
(Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler. 68:25
Ama onu görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız" dediler. 68:26
"Hayır, biz (herşeyden ve bütün servetimizden) yoksun bırakıldık." 68:27
(İçlerinde) Mutedil olan biri dedi ki: "Ben size dememiş miydim? (Allah'ı) Tesbih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?" 68:28
Dediler ki: "Rabbimiz Seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz." 68:29
Şimdi birbirlerine karşı kendilerini kınamaya başladılar. 68:30
"Yazıklar bize, gerçekten bizler azgınmışız" dediler. 68:31
"Belki Rabbimiz, onun yerine daha hayırlısını verir; şüphesiz biz, yalnızca Rabbimiz'e rağbet eden kimseleriz." 68:32
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise, muhakkak çok daha büyüktür; bir bilseler. 68:33
Doğrusu, muttaki olanlar için Rableri Katında nimetlerle donatılmış cennetler vardır. 68:34
Öyleyse, Müslümanları suçlu-günahkar olanlar gibi (eşit) kılar mıyız? 68:35
Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz? 68:36
Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var? 68:37
İçinde, neyi seçip-beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye. 68:38
Yoksa sizin için üzerimizde kıyamete kadar sürüp gidecek bir yemin mi var ki siz ne hüküm verirseniz o, mutlaka sizin kalacak, diye. 68:39
Onlara sor: "Hangisi bunun savunuculuğunu yapacak? 68:40
Yoksa onların ortakları mı var? Şu halde eğer doğru sözlü kimselerse, ortaklarını getirsinler. 68:41
Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler. 68:42
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi. 68:43
Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız. 68:44
Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette Benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır. 68:45
Sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, onlar, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altında kalmışlar? 68:46
Yoksa gayb (görünmeyenin bilgisi) onların yanında mıdır ki, kendileri yazıp duruyorlar? 68:47
Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (Rabbine) çağrıda bulunmuştu. 68:48
Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı. 68:49
Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı. 68:50
O inkar edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar. 68:51
Oysa o (Kur'an), alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref)den başka bir şey değildir. 68:52