"Put edinmek" halk arasında yalnızca birtakım heykellere tapınmak anlamıyla bilinir. Oysa bu kavramın çok daha geniş bir anlamı vardır ve yalnızca geçmiş dönemlere ait değildir. Her dönemde Allah'a şirk koşan ve başka ilahlar edinen, putlara tapan cahil insanlar var olmuştur. Birşeyi kendisine put edinen insanın mutlaka put edindiği şey için "bu bir ilahtır, ben buna tapıyorum" demesi veya o varlığın önünde secde etmesi gerekmez.
Put edinmenin temelinde kişinin, birşeyi veya bir kimseyi Allah'a tercih etme yanılgısına düşmesi yatar. Buna örnek olarak da, bir kimsenin hoşnutluğunu Allah'ın hoşnutluğuna tercih etmeyi, bir kimseden Allah'tan korkar gibi korkmayı ya da onu Allah'ı sever gibi sevmeyi verebiliriz.
Kuran'da Allah, insanların Kendisi’ne ortak koştukları putların onlara bir yarar sağlayamayacağını şöyle bildirir:
Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın Katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.
İnsanın öncelikle Allah'ın tek ilah olduğunu, tüm gücün O'na ait olduğunu, O'ndan başka hiçbir varlığın zarar veya yarar sağlamaya güç yetiremeyeceğini kalben tasdik etmesi gerekir. Bu gerçekleri kesin olarak tasdik eden insan, artık yalnızca Allah'a kulluk ediyordur ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmuyordur. Allah insanlara şirkten kurtulmak için tamamen Kendisi’ne yönelmeleri gerektiğini söylemiştir:
Hayır, yalnızca O'nu çağırırsınız, dilerse Kendisi’ni çağırdığınız şeyi açar (giderir) ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.
Şirkten arınıp sadece Allah'a yönelen insanın yaşadığı köklü değişim, öncelikle kalbinde meydana gelir. Şirkten kurtulan kişi tamamen farklı bir bakış açısına ve mantığa sahip olur. Eskiden kendi istek ve tutkularına ya da birtakım cahiliye kurallarına göre sürdürdüğü yaşamını artık sadece Allah'ın rızasına ve hoşnutluğuna göre sürdürür.