Zilzâl
Meal: Ali Bulaç
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا زُلْزِلَتِ ٱلْأَرْضُ زِلْزَالَهَا
Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı, 99:1
وَأَخْرَجَتِ ٱلْأَرْضُ أَثْقَالَهَا
Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı, 99:2
وَقَالَ ٱلْإِنسَٰنُ مَا لَهَا
Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman; 99:3
يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا
O gün (yer), haberlerini anlatacaktır. 99:4
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا
Çünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir. 99:5
يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ ٱلنَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا۟ أَعْمَٰلَهُمْ
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar. 99:6
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ
Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür. 99:7
وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُۥ
Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür. 99:8