Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

Târık

Meal: Ali Bulaç

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Göğe ve Tarık'a andolsun, 86:1

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Tarık'ın ne olduğunu sana bildiren nedir? 86:2

ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ

(Karanlığı) Delen yıldızdır. 86:3

إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

Üzerinde gözetleyici-koruyucu bulunmayan hiçbir nefis (kimse) yoktur. 86:4

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı? 86:5

خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ

Dökülüp atılan bir sudan yaratıldı. 86:6

يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

(Bu su,) Bel kemiği ile kaburgalar arasında(ki organlar)dan çıkar. 86:7

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ

Şüphesiz (Allah), onu yeniden-döndürmeye güç yetirendir. 86:8

يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ

Sırların orta yere çıkarılacağı gün; 86:9

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ

Artık onun ne gücü vardır, ne yardımcısı. 86:10

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ

Dönüşlü olan göğe andolsun. 86:11

وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ

Yarılan yere de. 86:12

إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ

Şüphesiz o (Kur'an), ayırdeden bir sözdür. 86:13

وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ

O, bir şaka değildir. 86:14

إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا

Doğrusu onlar, hileli bir düzen planlayıp kuruyorlar; 86:15

وَأَكِيدُ كَيْدًا

Ben de bir düzen kurup hazırlıyorum. 86:16

فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا

Sen kafirlere bir mühlet ver, az bir süre tanı. 86:17