Tîn
Meal: Ali Bulaç
بِّسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ
İncire ve zeytine andolsun, 95:1
وَطُورِ سِينِينَ
Sina dağına, 95:2
وَهَٰذَا ٱلْبَلَدِ ٱلْأَمِينِ
Ve şu emin beldeye (güvenilir şehre). 95:3
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık. 95:4
ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ
Sonra aşağıların aşağısına çevirdik. 95:5
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır. 95:6
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِٱلدِّينِ
Öyleyse bundan sonra, hangi şey sana dini yalanlatabilir? 95:7
أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَحْكَمِ ٱلْحَٰكِمِينَ
Allah hükmedenlerin hakimi değil midir? 95:8